DOLAR 32,5118 0.71%
EURO 34,9295 0.03%
ALTIN 2.411,000,85
BITCOIN 2171455-0,55%
Sakarya
34°

PARÇALI AZ BULUTLU

13:09

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

X
G Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

G Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

ABONE OL
23 Mayıs 2024 19:46
G Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

G Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

G Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

G Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler

  • gabi: 1. aptal. 2. anlayışsız,
  • gaddar: acımasız, merhametsiz.
  • gaf yapmak: pot kırmak,
  • gafil: 1. aymaz. 2. ihtiyatsız.
  • 3. dalgın, gaflet: 1. aymazlık. 2. ihtiyatsızlık. 3. dalgınlık,
  • gaile: sıkıntı, dert, üzüntü,
  • galeyan: 1. coşma. 2. kaynama.
  • galibiyet: 1. yenme, yengi. 2. zafer.
  • galip: 1. yenen. 2. üstün, baskın, üst gelen,
  • gam: tasa, kaygı, üzüntü,
  • gammaz: çekiştirici, fitneci,
  • gamlanmak: tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek,
  • gamsız: kedersiz, tasasız,
  • gani: zengin,
  • gani gani: bol bol.
  • garanti: 1. teminat. 2. güvence.
  • garaz: kin, düşmanlık.
  • garip: 1. kimsesiz. 2. yabancı. 3. zavallı,
  • garipsemek: yadırgamak, garp: batı.
  • gavur: 1. dinsiz. 2. merhametsiz. 3. insafsız, gaddar.
  • gaye: amaç, maksat, gayet: pek, çok, pek çok.
  • gayret: emek, uğraşma,
  • gayrı: artık, bundan böyle,
  • gayri: başka, diğer, gazap: öfke, kızgınlık, hiddet,
  • geberik: ölü.
  • gebermek: ölmek,
  • gecikme: rötar, tehir,
  • geçer: sürümlü, yürürlükte bulunan, sayılı, ileri gelen, makbul,
  • geçerlik: revaç,
  • geçici: muvakkat,
  • geçim: 1. anlaşma, uyuşma. 2. maişet geçimsiz: huysuz, kavgacı.
  • geçinememek: anlaşamamak, bağdaşarnamak, uyuşamamak.
  • geçinmek: anlaşmak, bağdaşmak, uyuşmak,
  • geçiş: intikal.
  • geçiştirmek: savuşturmak, atlatmak.
  • geçmek: arasından çıkmak, aşmak, akmak, etkilemek, tesir etmek, atlamak,
  • geçit: boğaz, bel, belen, derbent,
  • geçmiş: mazi. geda: yoksul, dilenci,
  • gedikli: 1. daimî. 2. kıdemli,
  • gelecek: istikbâl, ati.
  • gelenek: anane, örf, âdet.
  • gelir: kazanç, irat.
  • gelişigüzel: rast gele, özensiz, yarım yamalak, sudan, gönülsüz, üstünkörü.
gelişim: inkişaf,
  • gelişmek: 1. büyümek. 2. tekâmül. 3. inkişaf. 4. yetişmek.
  • genç: delikanlı, körpe, taze,toy.
  • genel: umumî.
  • genelge: tamim.
  • geniş: bol, enli, engin, ferah.
  • genişlik: 1. vüsat. 2. yayıklık. 3. en-boy karşıtı olarak,
  • genişlemek: ferahlamak, büyümek,
  • gerçek: hakikî, sahici, asıl.
  • gerçekçi: realist,
  • gerekli: lâzım, zorunlu, vazgeçilmez, mecburî,
  • gereç: malzeme,
  • gereksinim: ihtiyaç,
  • geri: arka.
  • gericilik: irtica, yobazlık,
  • gerici: yobaz,
  • gezdirmek: dolaştırmak,
  • gezgin: seyyah,
  • gezi: seyahat, yolculuk,
  • gezici: seyyar,
  • gezinme: seyran,
  • gıda: besin, yiyecek,
  • gına: usanç, bıkma,
  • gıpta: imrenme,
  • gıyaben: arkasından, uzaktan,yokken,
  • gider: masraf, harcama,
  • giderek: gittikçe,
  • gidişat: 1. durum. 2. davranış. 3. tutum.
  • gidişmek: kaşınmak,
  • girgin: sokulgan, girişken,
  • girişim: teşebbüs,
  • girişken: girgin, müteşebbis,
  • gitgide: 1. gittikçe. 2. giderek,
  • giyecek: giysi,
  • giysi: elbise, urba, esvap,
  • giz: sır, esrar, gizem,
  • gizemli: esrarengiz,
  • gizlemek: saklamak,
  • gizli: görünmez, glikoz: şeker.
  • göç: 1. taşınma. 2. nakil. 3.muhaceret,
  • göçer: göçebe,
  • göçmen: muhacir,
  • göçmek: 1. çökmek. 2. taşınmak. 3. ölmek,
  • göğüslemek: direnmek, katlanmak,
  • gökyüzü: sema.
  • gölek: gölcük,
  • gömü: define,
  • gömüt: mezar, kabir,
  • gönç: zengin, varlıklı,
  • göndermek: yollamak,
  • gönenç: refah,
  • gönüllü: istekli.
  • gönülsüz: 1. alçak gönüllü.2. isteksiz,
  • görenek: töre.
  • görev: vazife,
  • görevli: memur,
  • görgü: 1. tecrübe. 2. adabımuaşeret,
  • görkem: debdebe, ihtişam,
  • görkemli: muhteşem,
  • görmek: sezmek, farketmek.
  • görmemiş: görgüsüz,
  • görünüş: manzara,
  • görüş: fikir.
  • görüşme: mülakat, sohbet,müzakere,
  • gösterişli: alımlı, güzel,
  • göstermelik: numunelik,
  • götürmek: taşımak, nakletmek.
  • gövermek: yeşermek,
  • göz: 1. kaynak. 2. delik. 3. bakış. 4. bölme. 5. çekmece. 6. nazar,
  • gözdağı: tehdit, korkutma,
  • gözetmek: korunmak, kollamak.
  • gözlem: müşahede, inceleme,
  • gözlemci: müşahit.
  • gözüpek: atılgan, cesur, korkusuz.
  • grafik: çizge.
  • gramer: dilbilgisi.
  • gurup: batma, batış.
  • gurur: 1. benlik, büyüklük. 2.övünme. 3. çalım. 4. onur. 5. kibir
  • gücenmek: kırılmak, darılmak.
  • güç: zor, çetin.
  • güçbela: güçlükle.
  • güçlü: kuvvetli.
  • güçlük: zahmet, zorluk.
  • güçsüz: aciz.
  • güdüm: sevk.
  • güleç: güler yüzlü.
  • gülistan: güllük.
  • gülünç: komik.
  • günah: 1. suç. 2. sorumluluk.
  • güncel: aktüel.
  • gündelik: yevmiye.
  • günebakan: ayçiçeği.
  • günlü: tarihli.
  • gürbüz: sağlam, güçlü.
  • güreşçi: pehlivan.
  • gür gür: gürül gürül.
  • gürlük: feyz.
  • gütmek: sevk etmek, yönetmek, sürmek.
  • güven: itimat, emniyet.
  • güvence: teminat.
  • güvenli: emin.
  • güvenlik: emniyet.
  • güvey: damat.
  • güya: sanki.
  • güz: sonbahar
  • güzel: iyi, biçimli, gösterişli.
  • güzide: seçkin, seçme.
  • güzün: sonbaharda.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.