DOLAR 32,6451 1.14%
EURO 34,8797 -0.08%
ALTIN 2.448,672,42
BITCOIN 21922450,10%
Sakarya
24°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

17:08

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

X
Ç Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

Ç Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

ABONE OL
23 Mayıs 2024 19:07
Ç Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ç Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

Ç Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler, Anlamları

Ç Harfi İle Başlayan Eş Anlamlı Kelimeler

  • çaba: ceht, gayret, emek, çalışma.
  • çabalamak: ceht etmek, gayret etmek, çalışmak, uğraşmak,
  • çabucak: çarçabuk, hemencecik, ivedilikle,
  • çabuk: tez, acele, ivedi, hemen, süratli,
  • çabuklaşmak: tezleşmek, ivedileşmek, süratlenmek,
  • çabukluk: tezlik, ivedi, sürat.
  • çaçaron: geveze, çenesi düşük,
  • çenebaz, çağ: 1. vakit. 2. yaş. 3. devir,
  • çağdaş: 1. muasır. 2. asrİ. 3.modern,
  • çağırmak: 1. seslenmek, bağırmak, haykırmak. 2. davet etmek, okumak,
  • çağrı: davet.
  • çağlayan: şelâle, çavlan, çağlar.
  • çakırkeyf: sarhoş,
  • çakışmak: 1. kenetlenmek. 2. bağlanmak,
  • çakmak: 1. vurmak. 2. anlamak, sezinlemek.,
  • çaktırmadan: gizlice,
  • çalâk: atik.
  • Çalap: Tanrı, Allah, Mevlâ,
  • çalım: gösteriş, tafra, şişinme, kibir,
  • çalımlı: gösterişli, tafralı, şişinmeli, kibirli,
  • çalışkan: hanarat, becerikli, işgüzarlık,
  • çalışma: uğraşma, mesai, gayret.
  • çamurlamak: kötülemek,
  • çapaçul: kılıksız, hırpani,
  • çapraşık: karışık,
  • çapulcu: yağmacı,
  • çaput: 1. paçavra. 2. bez.
  • çarçabuk: tez hemencecik,
  • çarçur: ziyan.
  • çare: 1. tedbir, önlem. 2. ilâç, derman,
  • çaresiz: naçar, biçare, iyileşmez.
  • çarpık: eğri, eğri büğrü,
  • çarpıtmak: eğriltmek, yamultmak.
  • çarpık çurpuk: eğri büğrü,
  • çarpmak: 1. vurmak. 2. hızla değmek. 3. başına geçmek,
  • çatık: somurtkan, asabi, sinirli, öfkeli,
  • çatışma: çarpışma, kavga,
  • müsademe, çatlak: 1. yan. 2. deli. çatlatmak: 1. yarmak. 2. kıskandırmak. 3. sıkıntı vermek.
  • çavlan: çağlayan, şelâle,
  • çedik: ayakkabı,
  • çehre: yüz, surat,
  • çekecek: kerata,
  • çekememek: 1. kıskanmak. 2. katlanamamak.
  • çeki: tartı,
  • çekici: cazip, ılımlı.
  • çekingen: ürkek, utangaç, içine kapanık,
  • çekinmeden: korkusuzca,
  • çekişme: 1. kavga. 2. yarışma, mücadele. 3. azar.
  • çekişmek: 1. kavga etmek, tartışmak, bozuşmak. 2. mücadele etmek, yarışmak.
  • çelimsiz: zayıf, cüssesiz.
  • çelişkilik: aykırılık, zıtlık, tutarsızlık,
  • çenebaz: çalçene.
  • çentik: kertik,
  • çermik: kaplıca, ılıca,
  • çeşit: cins, tür, kalite,
  • çeşm: göz.
  • çeşni: tat.
  • çetin: 1. zorlu. 2. zor. 3. güç. 4. sert.
  • çetrefil: 1. karışık. 2. anlaşılmaz.
  • çevik: atik, hareketli,
         çeviri: tercüme,
  • çevirmek: 1. döndürmek. 2. tercüme etmek,
  • çeviri yapmak. 3. kuşatmak, sarmak,
  • çevirmen: tercüman.
  • çevre: muhit, etraf, yöre, civar, dolay, bölge, havale, mıntıka,
  • çevrelemek: kuşatmak, sarmak, çevirmek, sınırlamak.
  • çığır: 1. yol. 2. patika. 3. iz. 4. keçiyolu.
  • çığlık: feryat, figan, bağırış
  • çıkar: menfaat, çıkarmak: 1.sökmek. 2. koparmak. 3. ihraç etmek. 4. yayımlamak, neşretmek.
  • çıkışmak: azarlamak,
  • çıkışmamak: yetmemek, az gelmek,
  • çıkmak: 1. görünmek. 2. gitmek. 3. eksilmek. 4. yayılmak. 5. ayrılmak. 6. tırmanmak. 7. duyulmak,
  • çıkışlı: mezun,
  • çıkmaz: dipsiz, sonsuz, sonuçsuz, neticesiz,
  • çıldırmak: delirmek, çılgın: deli.
  • çıplak: 1. soyunuk, anadan doğma. 2. örtüsüz. 3. cıbıldak. 4. cıbıl,
  • çıtı pıtı: 1. minyon, ufak tefek, 2. sevimli,
  • çıt yok: sessiz, sakin,
  • çiçek bozuğu: çopur,
  • çift: çifte, eş. çiftçilik: ziraat,
  • çiftelemek: tekmelemek,
  • çiğ: 1. pişmemiş. 2. kaba. 3. yersiz.
  • çile: azap, eza, zahmet, cefa.
  • çileli: sıkıntılı,
  • çilenti: serpinti,
  • çimlenmek: 1. yeşermek. 2.yararlanmak,
  • çimmek: yıkanmak,
  • çingene: 1. arsız. 2. cimri,
  • çirkef: 1. bulaşkan. 2. şirret. 3. iğrenç,
  • çirkin: biçimsiz, suratsız, bed, gudubet,
  • çizelge: cetvel,
  • çizik: 1. çizilmiş. 2. çizgi,
  • çizinti: sıyrık,
  • çocuk: evlât,
  • çocukbilim: pedagoji,
  • çoğunluk: ekseriyet.
  • çok: fazla, epey, hayli, külliyetli, aşırı, gür, epeyce,
  • çokbilmiş: sinsi, kurnaz,
  • çokluk: çoğunluk, ekseriyet,
  • çoktan: eskiden, uzun zamandır,
  • çolak: sakat, çomak: değnek,
  • çolpa: beceriksiz, hünersiz.
  • çorak: verimsiz, kıraç,
  • çökkün: güçsüz,
  • çökmek: 1. yıkılmak. 2. oturuvermek. 3. batmak.
  • çöküntü: enkaz,
  • çöreklenmek: oturmak, yayılmak.
  • çözmek: 1. halletmek. 2. kurtarmak. 3. açmak,
  • çözülmek: 1. gevşemek, erimek, yumuşamak. 2. yenilmek, dağılmak,
  • çözüm: çare.
  • çözümleme: analiz,
  • çullanmak: abanmak,
  • çürük: 1. bozulmuş. 2. temelsiz, boş. 3. dayanıksız.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.